Köpek Fobisi Nasıl Yenilir, Köpek Fobisi ve Stres

En sık görülenidir. Ailemizde, çevremizde mutlaka rastlamışızdır. Bu kişiler köpeklerin olduğu ortamlardaki davranışlarla hemen kendilerini belli ederler. Gereksiz aşırı korku ve heyecan gösterirler. Korkularını yaşamaktan gergindirler ve başkaları tarafından anlaşılmıyor olmak onların tedirginliğini daha çok artırır. Bazen bu tarz yardım çalışmaları durumu içinden daha çıkılmaz hale getirir. Her şeyden önce kişinin kendini bu çalışmaya hazır hissetmesi gereklidir. Çünkü bu stres kişinin kendisi tarafından yaşanacaktır. Bununla yüzleşmek tamamen bir cesaret işidir. Başkasının kararına bırakılmamalıdır. Gelen her hastama bu uygulama için hazır hissedip hissetmediğini sorarım ve hazır olmasının önündeki engellerle çalışmayı ilk etapta daha uygun bulurum.

Belki de ilk hastalarımdandı Ayşe Hanım. Çok hoş orta yaşta bir hanımefendiydi. Şehir dışından geliyordu. Yakın zamanda kemoterapi aldığı için saçları dökülmüştü. Konuşmamıza başlarken önce hastalığı ile ilgili yardım almak istediğini düşünmüştüm. Oysa gördüğüm en cesur kişilerdendi. Çoktan durumunu kabullenmiş hastalığı ile barışmıştı. Bunu olağan bir durum olarak görerek gündeminden arka sıralara atma başarısını göstermişti ve bunu gerçekten başarmış gibi gözüküyordu. Kendine veya bir başkasına oynamıyordu. Kendisiyle birlikte tüm ailesi de bu süreci olabilecek en rahat şekilde atlatmışlardı. Her şey iyi gidiyordu artık hayatı daha çok seviyor ve kaçırdığı şeyleri yakalamak istiyordu. Bunlardan biri de köpek sevgisiydi.

Köpekleri çok sevse de hiç bir zaman onlara yanaşamamıştı. Çocukluğundan beri onlardan çok korkuyordu. Uzakta oldukları ya da bağlı oldukları zaman sorun yoktu ama serbestlerken ve yaklaştıklarında çok kötü hissediyordu. İki oğlu da üniversitede okuyorlardı. Bu süreçte annelerinin yanında olmuş desteklemişlerdi. Şimdi hayat normale dönmüştü. Onlar da evde köpek beslemeyi çok istiyorlardı. Yıllardır anneleri için bu isteklerini gerçekleştirememişlerdi. Ama şimdi başka bir eve taşınarak bunu yapmak istiyorlardı.

Ayşe hanım gülerek ben kendimi feda ediyorum. Artık ne olacaksa olsun. Oğullarımın benden uzaklaşmasını istemiyorum. Onlarla beraber bende

köpeklerle dost olmak yaşamak istiyorum diyordu.

Korkularımızın kaynağı bize özel olduğu gibi geçirdiğimiz stres anında neyden çok etkilendiysek korkumuzu o yönetmektedir. Neyinden korkuyorsunuz dediğimde tüm hastalar garip garip bakıp her şeyinden, varlığından gibi cümleler kurup böyle bir soru sorduğum için beni garipser önce, daha sonra farklılığı hissederler. Kimileri ısırmasından, kimileri üzerine atlamasından, patilerinden, kuyruğundan, tüylerinden, pençelerinden, bakışlarından veya bunların pek çoğundan beraber korkabilirler. Ayşe hanımın en çok korkusu “ya beni ısırırsa” yönündeydi. Kendisi köpekle çalışmayı istememişti. Geçmezse ikinci seansta deneriz diyordu. Yaptığımız çalışmada çocukluktan beri korktuğunun söyledi. Köpek ısırmasına yönelik bir olay yaşamadığını zaten bu korkusu yüzünden onlardan hep uzak durduğunu söyledi.  Çocukluğunda hatırladığı anısı babasının bacağındaki kopek ısırığı izleriydi. Babası köyde büyümüştü. Çocukluğunda köydeki vahşi köpeklerin saldırısına uğramış ve bacaklarında kocaman izler kalmıştı. Bunları anlattığı o anı hatırladı Ayşe Hanım. Sanki babamın anlattıkları gözlerimin önüne geldi ve bende yaşadım aynı şeyleri bacağımın sızladığını hissetmiştim o an dedi.

Evet, doğru anı yakalamıştık. O anlarına gidip yaşadığı stresi temizlediğimizde Ayşe Hanım çok rahatlamıştı. Beraber dışarı çıktık. Kapıda bekleyen köpeğe benimle yaklaşırken çok rahattı. Korkusunu atmıştı. Bu anı resmederek oğullarına gönderdi artık eve köpek almaya hazırım dedi.

Hayatın bize getirdiği güzelliklerin ve zorlukların, bir bütünün parçası olduğunu hiç unutmayalım. Hepsinin tevekküle karşılaması gerektiğinin olgunluğuna eren Ayşe Hanımı ve tüm Ayşe Hanımları sevgiyle anıyorum…

Fobi Nedir, Fobiler ve Stres

Fobiler ve korkular sık sık karıştırılır. Köpekten korkuyorum da diyebiliriz kopek fobim var diye de ifade edebiliriz. Eğer azgın bir köpeğin geldiğini gördüğünüzde kaçarak tepki verirseniz bu korkuya girer. Zaten bu durumda korkmamanız patolojik olabilir. Ama köpeğin varlığını düşünmek, görmek bile tepki vermenize yetiyorsa bu durumda fobiden söz edebiliriz. Yani aslında ortada gerçek bir tehdit yoktur ve biz onu tehdit olarak algılıyoruzdur. Karıştırılma sebebi aslında çok ilintili olmalarından kaynaklanır. Fobilerde hissedilen duygusal ve fiziksel tepkiler korkularda hissedilenden çok daha şiddetlidir ve kontrol edilemez. Korku oluşması için korku kaynağını yaşamak gerekirken, fobilerde bunu düşünmek bile yeterli olabilir. Tehdit kaynağı olarak aldığımız objeden, ortamdan hızla kaçmak, kurtulmak için yoğun olarak fiziksel ve duygusal tepkiler veririz.

Durumun farkındalığı ile anksiyete, depresyon içinde olan hastalarla çalışıldıkça, fobilerin insan hayatına neler yapabileceğini daha iyi anlayabiliriz. Evinden çıkamayanlar, okulunu bırakanlar, sosyal ortamlardan kaçanlar, yalnız kalamayanlar, onlarca katlı gökdelenlerde çalışıp hergün yürüyerek inen çıkanlar daha pek çok olumsuz örnek sayılabilir. Uçak fobileri, hayvan fobileri, sosyal fobiler, klostrofobiler, yükseklik fobileri gibi hepimizin bildiği fobiler olduğu gibi kişiye özel fobilerde gelişebiliyor. Örneğin oyuncak bebek fobisi olan hastanın işyerinin yuva olduğunu düşünün, ne derece zorlandığını tahmin bile edemezsiniz.

Fobiler paylaşılabilir. Aynı aile bireylerinden birinin yaşadığı fobinin bir diğerini de etkilediğine çok rastlanır. Bu yüzden çalışırken bunu sorgulamak gerekir. Kişinin düşünsel ve duygusal stresi paylaşması, bir de olumsuz bir tecrübe yaşandıysa dört dörtlük bir fobi gelişmesi için zemin hazırlar.

Anı yaşarken ölecek kadar heyecan hissedilir, nefesi kesilir, kalbi çarpar.

Soluğunun kesildiğini hisseder, aklından geçenleri yakalamak mümkün değildir. O ana ait tüm hissedilen tarifsiz bir duygudur. Oysa duyguyu analiz ettiğimizde altındaki düşünceye veya yaşanmış stres kaynağına ulaşmamız mümkündür. Sadece korkuyorum diye başlayan duygu, aslında korkunun kaynağına kolayca götürür bizi.

Fobiler en rahat çalışabilinen hastalıklardır, çünkü stres kaynağına ulaşmak çok daha kolaydır. Kişi fobi kaynağını düşündüğü anda bedende var olan stres tepkimelerini işitsel, dokunsal, görsel uyaranlar göndererek mevcut stres blokajlarını çözebiliriz. Bu yüzden başarı oranı çok yüksektir. Stresi çözümleyerek kişiyi yeniden hayat kalitesine kavuşturabiliriz.

ÇALIŞTIĞIM PEK ÇOK HASTADA ALDIĞIM OLUMLU SONUÇLARLA RAHATLIKLA SÖYLEYEBİLİRİM FOBİLERLERDEN KURTULABİLİRSİNİZ. YENİDEN HAYATIN İÇİNDE OLABİLİRSİNİZ.

İletişime Geç

İyileşme, hasta ile hekimin ilk görüştüğü andaki güven ile başlar.

ADRES: İstanbul
TEL: 0 506 603 9089
E MAIL: drasumanyeni@gmail.com

Bizi Takip Edin

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir