“Burada kapalı kalacağım”, “çıkamayacağım”, “oksijen bitecek”, “nefes alamayacağım”, “boğularak öleceğim”, “sanki biran önce çıkmazsam, birazdan nefesim kesilecek gibi geliyor” diyordu Ali Bey. Bu korkusu tüm kapalı alanlarda onu rahatsız ediyordu. Öyleki her yer onun için potansiyel bir kapalı alan olmuştu. Asansörler, trenler, metrolar, uçaklar, kapalı odalar, seyahatler bile büyük problemdi. İzmir’den özel arabayla kış gününde tüm camları açık olarak gelmişti. “Bulunduğumuz alanı hep kontrol etmem gerekiyor, yoksa tüm bedenim alarma geçiyor” diyordu. Evde, ofiste tüm kapılar daima açıktı.

Ali Bey’in klostrofobisi vardı ve bu hayatının kalitesini düşürmüş hatta ele geçirmişti. Kendisini boş bir odaya alıp kapıyı kilitlediğim anda korkusunun gelmesi saniyeler almıştı. Yanına giderek, duygusunun içindeyken vuruş yaptığımda aynı hızla rahatlamıştı, çok hızlı cevap vermişti. Duygunun tamamen rahatlaması 5 dakika sürmemişti. Çok farklı hissediyordu, şaşkındı. Bu kadar kolay mıydı, geçmiş olamaz deyip duruyordu. Tekrar çıkıp, kapıyı kilitlediğimde hala iyi hissettiğini görmek şaşkına çevirmişti. Ali Bey’in bu hızla rahatlaması tabii ki mümkündü. Bazı kişilerde böyle dramatik düzelmeler olabiliyordu. Yine de çalışmamıza devam etmek istedim. Duyguyu yaratan sebeple de çalışıp, temizlemek sorunun kaynağını çözmek daima daha kalıcı sonuçlar veriyordu.

Daha sonra yaptığımız çalışmamızda Ali Bey’in 10 yaşlarında tehlikeli bir boğulma öyküsü olduğu, denizde şakalaşırken arkadaşlarının ayaklarından onu dibe çekmesi, bir türlü yüzeye çıkamaması, nefesinin yetmeyip su yutması ve boğuluyorum, çıkamayacağım, nefes alamayacağım duygusunu yaşamasını çalıştık. Bu duyguyu da boşalttığımızda Ali Bey mutluluktan uçarak evine döndü.

Fobi Nedir, Fobiler ve Stres

Fobiler ve korkular sık sık karıştırılır. Köpekten korkuyorum da diyebiliriz kopek fobim var diye de ifade edebiliriz. Eğer azgın bir köpeğin geldiğini gördüğünüzde kaçarak tepki verirseniz bu korkuya girer. Zaten bu durumda korkmamanız patolojik olabilir. Ama köpeğin varlığını düşünmek, görmek bile tepki vermenize yetiyorsa bu durumda fobiden söz edebiliriz. Yani aslında ortada gerçek bir tehdit yoktur ve biz onu tehdit olarak algılıyoruzdur. Karıştırılma sebebi aslında çok ilintili olmalarından kaynaklanır. Fobilerde hissedilen duygusal ve fiziksel tepkiler korkularda hissedilenden çok daha şiddetlidir ve kontrol edilemez. Korku oluşması için korku kaynağını yaşamak gerekirken, fobilerde bunu düşünmek bile yeterli olabilir. Tehdit kaynağı olarak aldığımız objeden, ortamdan hızla kaçmak, kurtulmak için yoğun olarak fiziksel ve duygusal tepkiler veririz.

Durumun farkındalığı ile anksiyete, depresyon içinde olan hastalarla çalışıldıkça, fobilerin insan hayatına neler yapabileceğini daha iyi anlayabiliriz. Evinden çıkamayanlar, okulunu bırakanlar, sosyal ortamlardan kaçanlar, yalnız kalamayanlar, onlarca katlı gökdelenlerde çalışıp hergün yürüyerek inen çıkanlar daha pek çok olumsuz örnek sayılabilir. Uçak fobileri, hayvan fobileri, sosyal fobiler, klostrofobiler, yükseklik fobileri gibi hepimizin bildiği fobiler olduğu gibi kişiye özel fobilerde gelişebiliyor. Örneğin oyuncak bebek fobisi olan hastanın işyerinin yuva olduğunu düşünün, ne derece zorlandığını tahmin bile edemezsiniz.

Fobiler paylaşılabilir. Aynı aile bireylerinden birinin yaşadığı fobinin bir diğerini de etkilediğine çok rastlanır. Bu yüzden çalışırken bunu sorgulamak gerekir. Kişinin düşünsel ve duygusal stresi paylaşması, bir de olumsuz bir tecrübe yaşandıysa dört dörtlük bir fobi gelişmesi için zemin hazırlar.

Anı yaşarken ölecek kadar heyecan hissedilir, nefesi kesilir, kalbi çarpar.

Soluğunun kesildiğini hisseder, aklından geçenleri yakalamak mümkün değildir. O ana ait tüm hissedilen tarifsiz bir duygudur. Oysa duyguyu analiz ettiğimizde altındaki düşünceye veya yaşanmış stres kaynağına ulaşmamız mümkündür. Sadece korkuyorum diye başlayan duygu, aslında korkunun kaynağına kolayca götürür bizi.

Fobiler en rahat çalışabilinen hastalıklardır, çünkü stres kaynağına ulaşmak çok daha kolaydır. Kişi fobi kaynağını düşündüğü anda bedende var olan stres tepkimelerini işitsel, dokunsal, görsel uyaranlar göndererek mevcut stres blokajlarını çözebiliriz. Bu yüzden başarı oranı çok yüksektir. Stresi çözümleyerek kişiyi yeniden hayat kalitesine kavuşturabiliriz.

ÇALIŞTIĞIM PEK ÇOK HASTADA ALDIĞIM OLUMLU SONUÇLARLA RAHATLIKLA SÖYLEYEBİLİRİM FOBİLERLERDEN KURTULABİLİRSİNİZ. YENİDEN HAYATIN İÇİNDE OLABİLİRSİNİZ.

İletişime Geç

İyileşme, hasta ile hekimin ilk görüştüğü andaki güven ile başlar.

ADRES: İstanbul
TEL: 0 506 603 9089
E MAIL: drasumanyeni@gmail.com

Bizi Takip Edin

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir