Kedi Fobisi Nasıl Yenilir, Kedi Fobisi ve Stres

Yaptığım çalışmalarda gördüğüm, kedi fobilerinin diğerlerine göre çok daha ağır seyrettiği yönünde. Fark etmediğimiz kadar çok kişi bu konuda rahatsız. Bazılarında hafif seyrederken bazılarında oldukça ağır seyrediyor. Özellikle yaşanmış stresin şiddeti ve süresi fobinin şiddetini de artırıyor. Yaşanmış kedi travmaları olabildiği gibi stresin kaynağı çok daha farklı olabiliyor. Cinsel travmalar bunlarda önemli yer tutuyor. Özellikle kedinin bakışları sinsiliği, ani hareketinden doğan korkuların altından bu tarz stresler çıkabiliyor.

Kedi fobilerinde genelde kedinin bakışları, tüyleri, kuyruğu, patisi, dokunması yanaşması, omurgası, kıvrak hareketleri, ani hareketleri, sinsiliği, tırmalaması, derisinin kayganlığı, peşinden gelme ihtimali, sırnaşması, kaburgalarından duyulan rahatsızlık ön plandadır.

Selma Hanım artık haftada bir bana uğrar olmuştu. Üniversite öğrencisiydi. Yaptığım işe gönül vermiş, bana çok iyi geldi herkes faydalansın diyerek gönüllü tanıtım yapıyor ve sürekli yeni bir hasta getiriyordu. Önce kardeşleri, sonra kaldığı yurttaki diğer arkadaşları…

Onunla tanışmamız mailleri yoluyla olmuştu. Kedi korkusu ile ilgili sürekli araştırdığını ve pek çok yöntemle çalıştığını artık çok yorgun olduğunu ama pes etmek istemediğini anlatıyordu. Yaptığım işi denemek istiyor ama hayal kırıklığına da uğramak istemiyordu. Pek çok hasta gibi önce sonuçlarından emin olmak istiyordu. Hepimizin istediği bir şeydi bu. Kesin sonuç almak bende doktor olarak bunu yaşamak istiyorum ama hiçbir hastaya maalesef bu konuda garanti veremiyorum çünkü bu işin bir matematiği yok. Sonuçlar çok yüz güldürücü olsa da her hasta kendine özeldir ve çalışılmadan sonuç hakkında öngörü yapmak doğru değildir. Yapılan çalışmanın etkinliği sadece yöntemle sınırlı değil kişinin olaya iştiraki çok daha önemlidir. Duygusuyla yüzleşmek istemeyen ve kaçınan bir kişide maalesef etkisi çok azalmaktadır. Düşünce bazında istemek kadar alta yatan travmanın şiddeti ile duygu bazında dirençler söz konusu olabilir. Yapılan tüm çalışmalara ve emeklere sonsuz saygım var. Bazen bir yöntemle alınamayan sonuçlar başka bir yöntemle kolaylıkla alınabilir. Her zaman denemeye ve araştırmaya devam etmeliyiz. Bir dert varsa hayatımızda mutlaka onun çaresi de etrafımızda bir yerlerdedir. Arayıp bulmak bizim önceliğimiz olmalı.

Evet, Selma Hanım ile yaptığımız mailleşmelerden sonra gelip denemeye karar vermişti. Artık burası son durak burada da olmazsa pes edeceğim diyordu. Ailesinde herkes kedilerden korkuyordu. Bu durumun genetik olabileceğini düşündüğünü ama bunu destekleyen bir çalışmada bulamadığını söylüyordu. Aslında aynı ailede çevrede yaşayan kişiler benzer çevresel faktörlerden etkilenmeleri bunu yaratabilir kolaylıkla. korkular paylaşılabilir duygulardır. Genetik olsa tüm korkuların doğumdan itibaren olması gerekirdi oysa çoğu kişinin korkmadığını hatırladığı çocukluk anıları vardır.

Selma hanıma kedilerin neyinden korktuğunu sorduğumda saymaya başladı. Kuyruğu, ani hareketi, yaklaşması gibi bunların bir kısmından sonradan korkmaya başlamıştı. Önce sadece tırmalaması şeklinde olan korkusu benzer korkuları dinlemesi, araştırması ile artmış artık her boyutu ile korkar olmuştu. Saymakla bitiremiyordu bu yüzden…

Belli bir duygu çıkaramadığı için direk kedi ile çalıştığımızda korkularına ait tüm duygu ve düşünceleri boşaltmamız 30 dakikamızı almıştı. Çıkarken kedi kucağında tüylerini okşuyordu. Bana dönüp geçti mi şimdi korkum diye sordu. Tüm hastalarda bu tarz sorularla karşılaşıyorum. Duygu kalmasa da buna inanma, deneme ve öğrenme için bir süre geçmesi gerekiyor. Bu süre test edilmeden emin olunamıyor. Kucağında taşısa ve korkmasa dahi. Ona rahat olmasını artık bu işin bittiğini söylediğimde gözleri parladı ve eğer öyleyse çok görüşeceğiz sizinle benim sonucumu bekleyen onlarca kişi var diyerek gitmişti. Evet, Selma Hanımla olan sıkı beraberliğimiz bu şekilde başlamıştı.

Kedi Fobisi Terapisi

 

Fobi Nedir, Fobiler ve Stres

Fobiler ve korkular sık sık karıştırılır. Köpekten korkuyorum da diyebiliriz kopek fobim var diye de ifade edebiliriz. Eğer azgın bir köpeğin geldiğini gördüğünüzde kaçarak tepki verirseniz bu korkuya girer. Zaten bu durumda korkmamanız patolojik olabilir. Ama köpeğin varlığını düşünmek, görmek bile tepki vermenize yetiyorsa bu durumda fobiden söz edebiliriz. Yani aslında ortada gerçek bir tehdit yoktur ve biz onu tehdit olarak algılıyoruzdur. Karıştırılma sebebi aslında çok ilintili olmalarından kaynaklanır. Fobilerde hissedilen duygusal ve fiziksel tepkiler korkularda hissedilenden çok daha şiddetlidir ve kontrol edilemez. Korku oluşması için korku kaynağını yaşamak gerekirken, fobilerde bunu düşünmek bile yeterli olabilir. Tehdit kaynağı olarak aldığımız objeden, ortamdan hızla kaçmak, kurtulmak için yoğun olarak fiziksel ve duygusal tepkiler veririz.

Durumun farkındalığı ile anksiyete, depresyon içinde olan hastalarla çalışıldıkça, fobilerin insan hayatına neler yapabileceğini daha iyi anlayabiliriz. Evinden çıkamayanlar, okulunu bırakanlar, sosyal ortamlardan kaçanlar, yalnız kalamayanlar, onlarca katlı gökdelenlerde çalışıp hergün yürüyerek inen çıkanlar daha pek çok olumsuz örnek sayılabilir. Uçak fobileri, hayvan fobileri, sosyal fobiler, klostrofobiler, yükseklik fobileri gibi hepimizin bildiği fobiler olduğu gibi kişiye özel fobilerde gelişebiliyor. Örneğin oyuncak bebek fobisi olan hastanın işyerinin yuva olduğunu düşünün, ne derece zorlandığını tahmin bile edemezsiniz.

Fobiler paylaşılabilir. Aynı aile bireylerinden birinin yaşadığı fobinin bir diğerini de etkilediğine çok rastlanır. Bu yüzden çalışırken bunu sorgulamak gerekir. Kişinin düşünsel ve duygusal stresi paylaşması, bir de olumsuz bir tecrübe yaşandıysa dört dörtlük bir fobi gelişmesi için zemin hazırlar.

Anı yaşarken ölecek kadar heyecan hissedilir, nefesi kesilir, kalbi çarpar.

Soluğunun kesildiğini hisseder, aklından geçenleri yakalamak mümkün değildir. O ana ait tüm hissedilen tarifsiz bir duygudur. Oysa duyguyu analiz ettiğimizde altındaki düşünceye veya yaşanmış stres kaynağına ulaşmamız mümkündür. Sadece korkuyorum diye başlayan duygu, aslında korkunun kaynağına kolayca götürür bizi.

Fobiler en rahat çalışabilinen hastalıklardır, çünkü stres kaynağına ulaşmak çok daha kolaydır. Kişi fobi kaynağını düşündüğü anda bedende var olan stres tepkimelerini işitsel, dokunsal, görsel uyaranlar göndererek mevcut stres blokajlarını çözebiliriz. Bu yüzden başarı oranı çok yüksektir. Stresi çözümleyerek kişiyi yeniden hayat kalitesine kavuşturabiliriz.

ÇALIŞTIĞIM PEK ÇOK HASTADA ALDIĞIM OLUMLU SONUÇLARLA RAHATLIKLA SÖYLEYEBİLİRİM FOBİLERLERDEN KURTULABİLİRSİNİZ. YENİDEN HAYATIN İÇİNDE OLABİLİRSİNİZ.

İletişime Geç

İyileşme, hasta ile hekimin ilk görüştüğü andaki güven ile başlar.

ADRES: İstanbul
TEL: 0 506 603 9089
E MAIL: drasumanyeni@gmail.com

Bizi Takip Edin

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir